Karaciğer Nakli Olan Hörmet Tatlısu
“Hastalığımı önemsememem hayatıma mal oluyordu”
İki kız bir erkek çocuk annesiyim. İkinci kızım Derya’ya hamileyken sarılık olduğum ortaya çıkmıştı. Sarılık babam ve kardeşlerimde de vardı. Babam da 15 yıl önce karaciğer kanseri sebebiyle vefat etti. Yaşadığım kötü günler ve boşanma süreci sebebiyle hep hastalığımı erteledim. Tedavi ile ilgili bir adım atmadım. Çünkü kendime uygun olan işlerde çalışmaya başlayarak çocuklarıma bakıp evimi geçindiriyordum.
“Bacaklarımı kanatana kadar kaşıyordum”
2006 yılında iyice kendini göstermeye başlayan hastalığım dış dünya ile ilişkimin kesilmesine neden oldu. Halsizliğim günden güne artmıştı, nerdeyse yolda yürüyemez hale gelmiştim. Bacaklarım inanılmaz derecede kaşınıyordu. Kaşınan yerleri ancak kanatınca rahat ediyordum. Dışarı çıkıp bir dakika yürümeye çalışsam daha sonra durup beş dakika dinlenirdim. Bu şikayetler üzerine gittiğim bir hastanede “kansızlık” tanısı koydular ve buna yönelik bir tedavi uygulandı. Bu durum hastalığımın tedavisinde daha da geç kalınmasına neden oldu. Sonradan farklı doktorlara başvurdum. Prof. Dr. Yalçın Polat ile tanıştıktan sonra tüm tetkikler sonucu karaciğer yetmezliği tanısı konuldu ve nakle karar verildi.
“Önce ben kızıma hayat verdim sonra o bana can oldu”
“Kızım benim canımdan bir parça. 3 çocuğumu da tek başıma büyüttüm, bugünlere getirdim. Derya hastalığımı öğrendiği andan itibaren hep “ Anneciğim sana ben karaciğer vereceğim” diyordu. “Ya o da bana karaciğerini verdikten sonra hastalanırsa ve ona bir şey olursa” diye düşünüp çok korktum. Ama beni yaşama döndürmek için öyle hevesliydi ki; onu kıramadım. Bir anne için evladının bir parçası ile yaşamak dünyanın en özel duygularından biriymiş.
“Aynaya baktığımda gözlerimde sarı renk yerine beyazı görmek beni çok mutlu ediyor”
Nakil sonrası kendimi yeniden doğmuş gibi hissediyorum. Çevremdeki dostlarım göz bebeklerime renk geldiğini söylüyorlar. Bu beni çok mutlu ediyor. Çocuklarımın hepsine tekrar Hepatit B aşısı yaptırdım. Artık çocuklarımla gezmek için planlar yapıyoruz. İnşallah bundan sonra sağlıklı günler yaşayacağız ve Türkiye’yi dolaşacağız.
Annesine karaciğerini bağışlayan Derya Melek
“Annemi sağlığına kavuşturmanın huzuru her şeye değer”
Bundan 6 sene önce yaşadıklarım en kötü günlerdir. Ben bu kötü bugünler ile büyüdüm. Arkadaşlarım anneleriyle gezerken ben annemi yorgun hasta görüyordum. Bize yemek bile yapamıyordu. Annemin sağlığına kavuşması için elimden geleni yapmak istiyordum. Hiç korkmadan gerekli testleri yaptırdım. Ablam da anneme karaciğerini vermek istiyordu ama benim karaciğerim uyum sağlayınca gerçekten çok sevindim. Çünkü ben hep anneme hastalık sürecinde karaciğerimi vereceğimi söylüyordum. Tek düşündüğüm annemin iyileşmesiydi. Anneme verebileceğim en güzel hediye ona sağlığını kazandırmak olurdu.
Canlıdan canlıya karaciğer naklini gerçekleştiren Prof. Dr. Yalçın Polat:
“Hastalık yaşamı tehdit eder hale gelmişti”
Kilo kaybı, sarılık, sıvı toplaması, karında şişlik, halsizlik ile bize başvuran Hörmet Tatlısu’ya son dönem karaciğer yetmezliği tanısını koyduk. Çünkü Hepatit B’si kronikleşmişti. Yaşadığı yoğun kaşıntılarının sebebi ise “kolestaz” denilen yani; karaciğerin yeterince safra yapamaması ve buna bağlı olarak deri altında “bilirubin” maddesinin birikmesiydi. Hastamızın genel durumuna baktığımızda sağlığına kavuşmasını sadece nakil sağlayabilirdi. Kadavradan nakiller için ise bağış yetersizliğinden dolayı çok beklendiğini maalesef biliyoruz. Bunun için iki kızına yaptığımız tetkikler ile Derya’nın karaciğerinin uyumlu olduğunu gördük ve sağ yarısını alarak nakli gerçekleştirdik. Bu nakilde sadece bir ünite kan kullandık. Şu an Hörmet Hanım’ın karaciğer fonksiyonları gayet normal. Kısa süre içinde normal yaşantısına geri döndü.
“Her yeni doğan Hepatit B aşısı olmalı”
Organ nakilleri hastalıklar sebebi ile ölümü bekleyen insanlara nakil bir umut oluyor. Bunun için organ bağışlarına ülkemizde daha çok önem vermeliyiz. Aşılar konusunda da bilinçli olmamız, hastalıklara karşı mücadelemizde en önemli yere sahiptir. Çünkü Hepatit B aşısının koruyuculuğu %95’lerin üzerindedir. Her yeni doğan mutlaka Hepatit B aşısı olmalıdır. 5 yıl sonra kontrol edilmeli gerekirse aşı tekrarlanmalıdır.